Vahşi İçgüdülü Modern Canlı

Biyolojik olan insanoğlunun bilinçaltındaki doğal seleksiyondan galip gelme içgüdüsü modern yaşama adapte olmuş şekilde bazen sinsice, bazen açıkça kendini var ediyor.

Geçtiğimiz gün üniversitede U şekilli bir masanın etrafında yaklaşık 15 öğrenci haftalık sözlü yeterliliğimizi vermek üzere dizilmiştik. Masanın başında oturan öğretim görevlisinin iki yanında kendi oluşturdukları hiyerarşinin üst basamaklarında tutunmak için mücadele eden canlılar, ortalara doğru ben, masanın en ucunda da sadece sistemde ayakta durmak için çabalayan canlılar olacak şekilde bir oturma düzeni oluşturmuşuz yarı bilinçli olarak. Sınav tartışması masanın bir ucundan diğer ucuna doğru devam etmek üzere başlıyor. İktidar pozisyonunda olan öğretim görevlisi kendisine en uzak noktadaki bilgisi yetersiz öğrenciye soru sorunca cevap veremediği için oluşan sessizlikte hocanın hemen yanındakilerden bir kikirdeme duyuluyor. Bu şekilde bir yandan uzaktaki öğrenci iyice dibe çekilerek iktidar sembolünün puanlama skalasında alt limiti oluşturması sağlanırken, diğer yandan daha sıra kendilerine gelmeden bu skalanın üst limitlerinde kendilerinin olduğu algısı oluşturuluyor. Katılımcıların değerlendirilmesi için yapılan toplantılarda kişinin imajı algı oluşturmada çok önemli hale gelir. Not kaygısı olduğu için çalışkan öğrenci imajı oluşturmak isteyen bazı vahşi içgüdülü öğrenciler tüm tembellik imgelerini populasyondaki zayıf bireylere yükleyerek kendilerini onların üzerinden konumlandırıyorlar.

Öğrenci not ilişkisi kolaylıkla kurulabildiği için yaşadığım bu örneği yazdım, öğrencilerle-notla vs ayrı bir bağı yok yani bu konunun. Çünkü bu bir karakter meselesi. İnsanlar bu savunma saldırı mekanizmalarını bilinçli olarak oluşturmuyor. Günlük hayatın akışı içerisinde fark edilmeden ama vahşice akıp gidiyor. Mesela masanın etrafında hep  birlikte gülüp eğlenirken esprilerle samimileşen ortamın havası hoşuma gittiği için şahsımı saf pozisyonuna sokan esprileri hiç sorun etmeyip ayak uydurdum. Bu espriler yoğunlaşınca bir noktadan sonra kendimi bariz bir şekilde, beni ‘aklı ermeyen’ pozisyonuna sıkıştırmaya çalışarak karşıtlıklar ilişkisiyle kendisine kimlik oluşturan bir arkadaşımın samimiyetten uzak salvolarını karşılarken buldum.

Siyasi çekişmeler gibi büyük ölçekli hareketlerden, bir şirketteki küçük iş ortamına kadar hemen her yerde bu vahşi içgüdüler zuhur bulabiliyor. Vahşi doğaya çok benzeyen günümüz modern sistemleri insanları birbiriyle mücadele etmeye hırslandırdığı ölçüde insanlar karakterlerinin merkezine sevgiyi yerleştirmek yerine bilinçsizce vahşi içgüdülerini entellektüel bir biçimde ortaya çıkarmaya devam edecektir.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s