‘Yok’ satan uzaktan arkadaşım

Bir önceki yazımda hatıralar sayesinde geçmişi zihnimizde tekrar yaşadığımızdan bahsetmiştim. Bu yazımda bugün öğrendiklerimizin geçmişte yaşadıklarımızın mahiyetini değiştirebildiğine dikkat çekeceğim.

Eşinin uzun zamandır gizli aşığı ile buluşup kendisini aldattığını öğrenen bir adamı ele alalım. Hatıralarını düşünerek zamanda geri giden onca seneyi tekrar yaşayan bir adam. O danslar, sözcükler, dokunuşlar, bakışlar birden anlamını yitiriyor. Hatta acı verici bir hal alıyor. O halde bu adamın yaşadığı mutluluklar gerçek dışı mıydı ?

Günlük hayatımızda da günümüzün geçmişimize şekil verişinin küçük örneklerini görmemiz mümkün. Ben en son birkaç gün önce bu konunun bir örneğini yaşadım.

Facebook’ta bir arkadaşımın Dubai’de büyük bir gösteri merkezinde çekilmiş fotoğraflarını görmüş ve meraktan ne kapsamında oraya gittiğini albümün altına yorum yazarak sormuştum. O da yorum olarak sadece ‘Tamam’, ‘Tabii’ gibi bir şey yazıp programdan bahsetmemişti. Bir süre sonra tel numaramı isteyip arayıp anlatacağını söylemişti. Başka bir gün Facebook’tan hâl hatırımı sordu ve ideallerden, benim en çok sevdiğim konulardan konuşmaya başladık. Daha sonra bir gün arayıp buluşmak istediğini söyledi. Teklifini kabul ettim. Doğrusu tanışmamızın üzerinden geçen üç dört sene içerisinde birbirimizden bağımsız olarak aynı anda içinde bulunduğumuz ortamlarda muhabbet etmemiz dışında bir temasımız olmadığı için şu an randevulaşmak olağan dışı bir durumdu. Fakat kesinlikle benim garipsediğim bir durum değildi.

Hayata dair kendi vizyonunu geliştirmiş iki eski tanıdık olarak birbirimizin görüşlerinden istifade etmeyi umarak onun olduğu kafeye girdim. Beni girişte karşılayan arkadaşım, içeride içinde bulunduğu projeye kendisinden daha hakim olan bir başkasının olduğunu, benim için ondan gelmesini rica ettiğini söyledi. İşte o an bunun bir dostluk geliştirme buluşması değil de bir çeşit iş görüşmesi olduğunu anladım. İçeride özellikle arkadaşımın arkadaşı, tanıştığımız andan gecenin sonunda vedalaştığımız ana dek üzerimde bilinen tüm pazarlama tekniklerini kullanarak yaptıkları işi tanıttı. Yaptıkları iş herkesin bildiği ‘network marketing’. Bu sefer ismi: ‘qnet’. Ortada üretim olmadığından kazanılan paranın yeni gelen üyelerden elde edildiğini anlamak için dahi olmaya gerek yok. Kayıt olurken ödeyeceğim ücretten doğan mağduriyeti karşılayabilmem ve sonra da para kazanabilmem için yeni insanları sisteme dahil etmem gerekiyor. Tabi üretimin olduğu algısını oluşturmak için bazı firmalarla ortada dönen paranın içinde devede kulak ölçüsünde bir düzine ürün için anlaşma yapılmış. Neyse çark böyle işleyip gidiyor. Benim asıl dikkatimi çeken anlattıkları iş değil zaten.

Benim üzerinde düşündüğüm nokta biz arkadaşımla buluşmadan önce hayaller ve idealler üzerine yaptığımız anlamlı muhabbet. Gerçek dünyadaki bu  görüşme birkaç gece önce sanal ortamda yaptığımız muhabbetin anlamına halel getirmişti. Arkadaşımın masadaki tecrübeli arkadaşı/iş ortağı qnet’ten bahsetmeden önce benim kişiliğimi analiz edebilmek ve güvenimi kazanabilmek için benimle sohbet etmişti. Onun o gece oraya geliş amacı bu olduğu için bu yaptığını da normal karşılıyorum. Peki ya arkadaşımın benimle birkaç gün önce yaptığı sohbet … ? Acaba bu işin içinde olmasaydı, en son bir sene önce bir otobüs durağında karşılaştığım bu arkadaşım bir saati aşkın bir süre boyunca benimle benim sevdiğim bir konuda yazışır mıydı ?

Peki ‘Hatıralar ne kadar önemlidir ?’ Bu konu çok daha derin olduğu için başka bir yazıda başka bir örnekle açıklayacağım.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s