Hicveden Seyyar Satıcı

Kemeraltı’nda yürüyorum. Etrafımda satıcılar beni kendi kuytu mağazalarına çekmek için çabalıyor. Ben de herkes gibi bu durumdan rahatsız oluyormuş gibi yaparken içten içe egomun okşanmasından hoşlanıyorum galiba. Öyle ki pek ihtiyacım olmadığı halde, muhtemelen almayacağım halde bir cansız manken gövdesinin üzerine geçirilmiş badinin neden mankenin üzerine tam oturmayıp gevşek durduğunu soruyorum. Meğerse adamın diğer satıcılar gibi malının kaliteli olduğuna beni ikna etmek için dil dökmesini bekliyormuşum ki verdiği cevapla hicvi ağır şekilde yediğimi hissediyorum. Adam önce sanki sakalı varmış gibi çenesini sıvazlıyor. Bir süre düşünüyor veya sadece düşünüyormuş gibi yapıyor ve ”Bilmiyorum. Ben de hâlâ çözemedim neden böyle olduğunu.” diyor.

Acaba bütün satıcılar biz alıcılarla ilgilenmekten bize mallarını pazarlamaktan hoşlanıyorlar mı? Temizlik işçilerinin tamamı her sabah uyanmaktan nefret ettiğimiz o iş-okul saati gelmeden önce çöp konteynerlerini temizlemekten keyif alıyorlar mıdır? Hastanedeki ilgili personellerin tümü hasta ex olduktan sonra morga götürülürken uzuvları dağılmasın diye ayak baş parmaklarını birbirine bağlamaktan keyif alıyorlar mıdır? Eğlence programlarının sunucularının izleyicinin keyfini kendi keyfinin önüne koyması kendilerinin tercihi midir? Masöz ve masörlerin ünlü otellerin masaj salonlarında cüzdanı parayla vücudu yağla dolgun kişilerin vücutlarını rahatlatmak için masaj yapmaları onların en büyük hobileri midir?  Öğretmenlerin hepsi öğrencilerinin eğitim-öğretim sorumluluğunu üzerine almayı istiyor mudur? Tüm doktorlar için tıp ilgi duydukları alan mıdır?

Bu soruların cevabı ne kadar olumsuz olursa olsun tabi ki bunların hepsi onurlu meslekler. Tüm toplumun, onursuzluğu üzerinde uzlaştığı bir meslek grubu var ama. Toplumun (Bir çeşit toplum onayı olan evliliğin haricinde gerçekleşen cinsel yaklaşımları kabul edebilen bireyler de dahil) tecrit ederek kendinin daha asil, daha onurlu olduğuna inandırdığı bir topluluk… Cinselliği bir araç olarak değil de amaç olarak  mesleklerinin merkezine yerleştiren insanlardan söz ediyorum. Toplum yetişkin film endüstrisinin oluşmasını engelleyecek yasaları oluşturan siyasi yapısından, seks işçilerini en büyük hakaret olarak argolaştırmış  sosyal yapısına kadar görülmemiş bir uyum içerisinde kendini bu ‘ekşi’ yalana inandırmış bence.

Cinselliğin ticari bir hizmete dönüştürülme serbestisinin sağlanıp sağlanmaması hakkındaki görüşüme değinmiyorum fakat Kemeraltı’ndaki seyyar satıcının da dolaylı olarak dikkat çekmemi sağladığı şu düşünceyi ifade etmeliyim ki: Çok da farklı değiliz!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s