Duraktaki Bilinmeyen

Bazen bazı enteresan insanlar birçok insanda olduğu gibi benim yaşantıma da teğet geçiyor. Bıraksam belki bir daha görmeyeceklerim …

Bu yazıyı aylar önce bu bloğu açma düşünceleri daha bebekken bahis konusu kişiyle karşılaştıktan hemen sonra yazmıştım. Bloğumun ilk yazısı olacak kadar özel bir anı olarak görüyorum bunu. Duraktaki bu kız algılarımı üzerine çeken birçok öğeyi üzerinde barındırarak onu fark etmeme neden olmuştu. Ayrıntıları severim ve bu kız ayrıntılardan oluşuyordu. Orada onunla neredeyse hiç konuşmamıştık ama aramızda bir bağ oluşmuştu bu bağlantı aşk değildi, dostluk değildi ama vardı. İşte bu bağlantı, bloğumun ana temasını oluşturuyor!

Yaşadığını iddia eden düşünce üretmekten aciz çoğu biyopsikososyal varlığın aksine ünlü batı düşünürü Descartes’in ünlü sözüne de katılarak düşündüğüm, hissettiğim ölçüde var olduğuma inanıyorum. Bu durumda; beni ben yapan düşünme yetimse, bu ismini bilmediğim kişi bende hayata dair bazı düşünceler oluşmasını sağlayarak bir parça Metin Biçen oluşturmuştu.  

İlk önümden geçerken onu  her nedense yabancı bir Akdeniz ülkesinden sanmıştım. Bu yüzden Türkçe konuşması dikkatimi çekti, kulak kesildim. Sonra dayanamayıp konuştum, sonra ‘ya onlara sarktığımı düşünürlerse’ diye ayağa kalkıp iki adım uzaklaştım. Otobüste arkalarına oturdum, yol boyunca dinledim. İç mimarların, mimarlar odası gibi kendi odalarının olmayışı ile ilgili yakınmalarından; YÖK’ün yozlaşmış toplumun bir yansıması olduğuna kadar birçok konudan bahsettiler. Vurguları, konuşma  tarzı, konudan konuya atlayışı, değindiği içerik, konuşurken elini kolunu fazla kullanışı… Belli ki dolu doluydu.

Onu ileride tekrar dinlemek için orada arkadaş olmak istedim. Fakat ya yanlış anlayacak olursa diye inerken iyi geceler dilemekle yetindim.

Eve varınca pişman oldum çünkü tam olarak o şekilde konuşan biriyle belki de hiç tanışamayacaktım. Kendine özgü biri yaşantıma teğet geçip gitmişti. Ben de ‘Acaba…?’ diyerek onları dinlerken edindiğim bilgileri bir kağıda not aldım ve düşünmeye/araştırmaya başladım: DURAKTAKİ KIZ deyip altına işe yarar bilgileri sıraladım. Bahar şenlikleri 4 gündü. Geçen sene üçmüş. Demek ki Ekonomi Ünv.’ndendi.  Devrim Hoca diye bir adamdan söz ediyordu. Akademik kadrosundan Devrim ismini arattım ve Yrd. Doç. Dr. Devrim Sezer’in Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü hocası olduğunu buldum.  ‘Hazırlıkta ve geçen sene şenliklere gittim’ filan demişti demek ki hazırlık veya 1. Sınıf olmayan bir siyasal bilimler öğrencisiydi.

….

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s